Antika Arabalar

antika-arabalar-fi8002603.jpg

20. yy  başlarında ortaya çıkan yeni dostlarımız, önceleri ihtiyaçlarımızı karşılarken, savaş sonrası 50′ li ve 60’ lı yıllara gelindiğinde duygularımıza yönelerek göz zevkimize hitap etmeye başlamış, karakterimizin bir parçasını oluşturup neredeyse yaşam tarzımızı haykırarak imajı önemsemiştir.

Bazı Avrupalı ancak özellikle Amerikan otomobillerinde ortaya çıkan dizayn ustalığı ve estetiği, bolca eklenen nikelaj aksesuarlarla birlikte otomobilleri bir görsel şölen haline getirmiştir. Bu otomobiller içinde üretildikleri yıllarda dünyaca kabul gören bir mükemmellik standardı yakalayanlar ise zaman içinde sadece sıradan bir otomobil olarak değil sahip oldukları tüm özellikleriyle Klasik Otomobil adıyla taçlandırılıyor…

Özellikle 50 li yıllardan itibaren hızlanan teknoloji, keşfedilen yenilikler ve başdöndürücü değişim rüzgarlarından dünya otomotiv sektörüde fazlasıyla etkilenmiş ve günümüze kadar pek çok otomobil örnekleri armağan etmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz yeni yüzyılda kullan ve eskiyince yenisiyle değiştir hatta eskimesini beklemeden yeniye sahip ol sloganıyla hareket eden insanlar otomobillerini de aynı görüşle sürekli yenilemekteler.

Ancak yeni olmalarına ve tüm teknolojik üstünlüklerine karşın vahşice esen bu rüzgara karşı koyan ve kelimenin tam anlamıyla kıymet bilen, eskiyi sadece zaman zaman hatırlanan nostajji kelimesinden ibaret saymayan, geçmişlerinde en unutulmaz anlarına tanıklık etmiş kadim dostlarına sahip çıkan ve hakettikleri değerlerini onlara veren dost canlısı insanlarda var. Bu duyguyla hareket edip otomobillerine her zaman sahip çıkan, onlara en iyi şekilde bakıp güzelliklerini ilk günkü gibi koruyan duyarlı kişler sayesinde tüm dünyada yollar sıradışı renklere bürünmeye başlıyor ve adeta 21. yy rüzgarlarına karşı ters taraftan esecek bir fırtına doğuyor…

Mutlaka dünyada bugüne kadar üretilmiş her eşyada olduğu gibi her eski otomobilde realite olarak klasik otomobil sınıfında sayılamaz. Manevi değerleriyse zaten çok izafi olup mutlak bu kapsam dışındadır.

70’li yıllarda neredeyse tüm gençliğini bir Kaplumbağa Vosvos kullanarak geçirmiş ve hala o otomobile sahip birine hangi fiyatı sorabiliriz ki ?  Maddi olarak pek fazla değeri olmayan bir eşyanın diğer taraftan bizim için paha biçilmez bir değeri olabilir.

Ancak yinede bazı otomobiller vitrine çıktıkları yıllarda konuyla ilgili tüm otoritelerin kabul ettiği bir farklı konumlanmaya sahiptiler. İçinde bulundukları dönem itibarı ile bazen görsel tasarımları, bazen mekanik yenilikleri veya teknolojik keşiflerle donanmış bedenleri onları diğerlerinden ayırmaya yetti. Yıllar geçtikçe işte o otomobiller fiziken eskiyip yaşlı ve yorgun bedenlere sahip olsalar bile ruh olarak hep başdöndürücü bir etki bırakmayı başardılar.

Zaman içinde bu araçlarla ilgili yapılan eski arabalar tanımlaması da değişerek haklı bir taç olan klasik otomobil adını almışlardır.

Esas anlamda, dünyaca tanınmış en değerli klasik otomobiller 1925-1950 tarihleri arasında imal edilen ve devasa radyatörleri, uzayıp giden motor kaputları, her biri estetik devrimi sayılan çamurluklarla dizayn edilmiş ünlü markalardır. Rolls-Royce, Bentley, Rispano-Suiza, Duesenberg, Bugatti, Mercedes-Benz, Delahaye, Alfa Romeo gibi ünlüler bu sınıfta bulunurlar. 20. yy’ın 2. yarısından itibaren bu sınıfa çok sayıda 1950`li ve 1960`lı Avrupa ve Amerikan otomobillerin katılarak renk verdiği görülmüş ve bu sayede klasik otomobil kavramı genişlemiştir.

Bu araçların bir kısmının ve özellikle de gerçek anlamda üst düzey klasik otomobil sınıfına girmeyen modellerinin özellikle İstanbul’da taksi ve dolmuş hizmeti verdiklerini orta yaşların üzerindekiler iyi hatırlar. Her ne kadar 1. sınıf klasik otomobil sınıfında olmasalarda yine de bu kavrama uyan pek çok özelliklere sahiptirler. Örneğin tüm Chevrolet`ler, tüm Ford`lar, tüm Chrysler`ler genel olarak klasik sınıfından sayılmazlar ama aralarından bazı modeller vardır ki üst düzey klasik sınıfına girmeye hak kazanmışlardır. Bir Ford`un 50`li modelleri arasındaThunderbird, 65 – 69 arasında üretilen Mustangler klasik düzeydedir. Aynı şekilde Chevrolet`in Corvette serisi ve 1955 modelinden sonraki tüm tenteli spor modelleri klasikleşmiştir. Yine Cadillac gibi ünlü bir lüks markanın sınırlı sayıda üretilen Eldorado serisi her zaman gerçek bir klasik değer taşımıştır.

Buna karşın bazı Avrupalı markalar da neredeyse tümüyle klasik otomobil sınıfında sayılan modeller üretmişlerdir Jaguar, MG, Porsche, Ferrari, Maserati, Lotus gibi markaları bunlar arasında saymakla birlikte  bu listeye Mercedes‘ in 50′ li yıllardan sonra ortaya çıkardığı bazı  coupe ve cabriolet otomobillerini de ekleyebiliriz. Aynı şekildeMG’nin bazı modelleri ,Austin-Healey Triumph TR3, TR4 serisi, tüm Sunbeam veVolvo`nun İngiltere`de imal ettirdiği P1800 modeli ve bugün sadece isimleri kalanHudson, Nash, Besoto, Simca, Borgward, Glas, MSU, Studebaker, Kaiser gibi isimleri de sayabiliriz

Günümüzde de otomobil üreticilerinin önümüzdeki dönemlerde klasik olacağı kesinleşen hatta bazılarının şimdiden bile klasik olarak tanımlanabilecek modeller ürettiklerine tanık oluyoruz… Ferrari F40, F50 ve Maranello, Bugatti ve Bentley gibi markaların yalnız bazı müzayedelerde ve kapalı garajlarda görülebilen modelleri şimdiden klasik otomobil litteratüründe hak ettikleri yeri almış durumdalar.

Her ne kadar klasik otomobil kavramına dahil olan pek çok Avrupalı marka ve modelleri olsada neden genellikle Amerikan otomobilleri ?

Bu sorunun cevabı galiba sağlamlık, kalite ve zamanla aşınmayan bir yapıyı estetikle birleştiren böylelikle her devirde ve her türlü şartlarda restorasyonu mümkün olan otomobilleri miras bırakan Amerikan tarzında gizli. Rock`n Roll devrinin çift renklere boyanmış ve bol nikelajlı panjurlarıyla, kuyruklu arka çamurluklarını savuran, homurtulu sekiz silindirli motorlara sahip olanları gördüğümüzde de bunu gayet iyi anlayabiliyoruz.

İster Amerikan ister Avrupalı olsun, klasik değeri üst sınıfta olsun veya olmasın  iyi yapılan bir restorasyon sonrasında bu otomobillerin, sağlam, güvenli, konforlu, gösterişli, az rastlanan ve özel olmaları sebebiyle yola çıktığı zaman herkesin gözünün üzerlerinde olmasını sağlıyor. Bu ilgi sahibinin çok hoşuna gitmekle birlikte otomobilin bir döneme tanıklık ettiğini, belki de çocukluk veya gençlik yıllarının hatırasına yeniden sahip olma duygusu ve sayısının onlu rakamlarla ölçüldüğünü bilmek de ayrıca gururlandırıyor.

Belki de sadece bu sebeple bile klasik otomobil  sevdası vazgeçilmez oluyor.

 1957 Chrysler 300C

Chrysler_300C_1957

Ford Thunderbird 1955

Ford_Thunderbird_1955

1965 Model Ford Mustang Mach 1 Concept

Ford_Mustang_Mach_1_Concept_1965

klasik araba cadillac

klasik_araba_cadillac

Anadol a1

anadol_a1

Anadol modelleri a5 SV-1600

Anadol_resimleri_A5_SV-1600

Anadol A5 SV-1600

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Dodge Charger 1966-67 V8

ee

Citroen 2CV

aaa

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s